'Error veren izdivaç'
DantelÖrgüm.com Örnekleri modellerisponsorlu bağlantılar
Erik’in annesinden evdeki hamam böceğinden korktuğum gibi korkuyorum. O da benden o böcekten tiksindiği gibi tiksiniyor. Kadının o dudak bükmeleri, gözlerini devirmeleri, böyle oğlunu 10 parçaya kesmişim gibi tavırları, ne sorsam sert ve beni göt edecek şekilde cevapları var. Birbirimizi gerçekten sevmiyoruz. Bu yüzük muhabbetinden sonra özellikle kan davalı gibi bir şeyiz. Biraz da Erik’in salaklığı aslında.. Kadın ne derse benimle ilgili, gelip bana söylüyor; büyük ihtimalle kadına da benim arkasından dediklerimi söylüyordur. Mesela geçen gün şey demiş “PuCCa’dan beri zevkine de güvenemiyorum senin, kızın tipi tip değil, huyu suyu bihter gibi ancak süzülüyor bir işin ucundan tutmuyor” Ben böyle çıldırdım ama bunu duyunca tırnaklarımı avuçlarıma bastırıyorum, gerizekalı Erik’te gülüp duruyor. Sonra bana tutup “anam anam vefakar anam, vay annam vay” mavrası çekiyor.
Oturup “Valla kusura bakma ama seni bir gerizekalı gibi yetiştirdiğine göre çokta matah bir anne değilmiş” diyince “vayy sen benim anneme ne dedin” diye biz birbirimize giriyoruz.
Geçen gün annesi burada bütün iyi niyetimle dedim “evet kadın benden nefret ediyor ama büyüklük bende kalsın” aradım işte bunları, öğlen yemeğe gidelim diye, Erik böyle ıkın ıkın ıkınıyor öğlen gelsenize diyorum, bu yok mok derken a
rkadan bir ses geldi “yine mi o kız yaa, bir rahat bıraksın artık seni” diye.
Yine mi o kız! Ben bir çıldırdım, “o telefonu annene ver” dedim, telefonu suratıma kapadı.
Sen kimsin de bana “o kız” dersin. O kız var ya seni ne yapar bilmez misin diye bütün gün içim içimi yedi. Ayna karşısına geçip kavga ederken söyleyeceğim cümleleri tekrar ettim durdum.
Kaşlarımı indiriyorum, “bana bakın oğlunuzu seviyorsunuz anlıyorum ama saygısızlığınız dahi bir sınırı olmalı” yok bu olmadı, ne dediğimi ben bile anlamadım, bir elimi belime koyayım kaşlarımı da kaldırayım bari “Kusura bakma ama her akşam oğlunu koynuna alan benim” höh daha neler abartma PuCCa, biraz daha yumuşak yaklaşıp masumiyeti kullanmayı deneyeyim, şöyle kafamı öne eğip “Neden böyle davrandığınızı anlamıyorum ama kırıcı değil mi bu yaptıklarınız” ağlamaklı gözler, onu yaptığı şeyden dolayı utandırma ve Erik’in gözünde artı bir puan.. Evet dedim bunu yapayım. Kalktım gittim Erik’in evine işten çıktıktan sonra. Yol boyunca kendimi kibritçi kız moduna soktum. Böyle bir acı, bir ağırlık, insanlar tarafından bir ezilmişlik duygusu yerleştirdim. Ki buna sonra kendim bile inandım; otobüste koltuk altını burnuma yapıştırmış kadın tarafından eziklendiğimi hissederek “yapma abla, ne olur abla o boncuk boncuk terlerini gördüğüm, rolondan habersiz iğrenç koltuk altını suratıma sıvama, ben de insanım, neden bana böyle davranıyorsun” diye gözlerim dolu dolu soracaktım ki bir kendime geldim, dirseğimle ittim onu, “eve gidince keselen bea bu nasıl koku hayvan karı” dermişcesine pis pis baktım. Tabi götüm yemedi o lafı söylemeye sadece bakışlarımla anlattım durumu.
Eve doğru yaklaştım, arıyorum Erik’i hala telefonu kapalı. Evde falan yoksa oraya şirin güzel bir not bırakarım hatta tatlı falan alırım ki çocuk şey desin “ayy ne düşünceli kız” desin..
Neyse gittim açtı bu kapıyı, beni görünce bir şaşırdı, bir affalladı böyle eli ayağına girdi, tuttu kolumdan kapının dışına çıkardı, sessiz sessiz “ne işin var burada” dedi.
Lan dedim yoksa bu annem yanımda falan diye yalan mı söyledi, içeride kız mı var! O seste annesinin değil de kızın mıydı? Annesiyle 20 kez görüştük benden niye saklasın kadını.. O yüzden mi o telefonu kapadı bir daha açmadı… Allahım içerde bir kız var ve bu gerizekalı kızı değil beni kovuyor!
Bunu itmeye çalışıyorum kapının oradan bir şeyler göreyim diye, o da beni itiyor görmeyeyim diye. İçerde biri var işte ve içerdekiyle yiyişmesi, yalaşması ne bilim seksin getirdiği her türlü akrobatik hareketler de bulunması umurumda değil! umurumda olan o kız içeride, ben dışarıdayım. Demek ki ona benden daha çok değer veriyor! Demek ki istediği o, demek ki o artık hangi sürtükse ondan hoşlanıyor.
Harbi içeride kim var nan, o eski çalıştığı yerde ki kaşar karı mı acaba? biliyordum abi biliyordum onla arasında bir şeyler olacağını, yemin ederim hissetmiştim. O sürtük içeride!
İtiyorum Erik’i öküz gibi güçlü, o da beni itiyor. Bir şeyler söylüyor ama duymuyorum dudaklarını kıpırdatıyor sanki, kulaklarım uğulduyor, nefes alış verişlerim beni yoruyor, her yer karıncalı tek isteğim içeri girmek. İçeride göreceğim şey beni öldürecek biliyorum ama girmek istiyorum… Onu itmeyi bıraktım, kendimi geriye çektim kafamı ikiye sallayarak “helal olsun sana sen gerçekten orospu çocuğuymuşsun” dedim. Bu sonra tuttu ağzımı kapattı, ya resmen kız sesimi duymasın diye ağzımı kapatıyor dedim ve bağırmaya başladım bildiğin bağrıyorum ama elini yüzünü tırmalıyorum çocuğun, itiyorum vuruyorum ama hala kapının oraya gelemiyorum. O inatla ağzımı kapamakla “sus lütfen” demekle yetiniyor ben ise bir kulağını koparırsasına ağzımı bırakmasını bekliyorum.
Sonra böyle bir sessizlik oldu “dur lütfen, dur” dedi, kafa salladım, elini ağzımdan çekti kendini bir parça çekti, çektiği gibi içeri ben bağırmaya başladım onu tam ittim, kapının oradan annesini gördüm..
Kadın açtı kapıyı, “napıyorsunuz ya siz” dedi böyle bir bakış attı bana ama nasıl bir bakış anlatamam, deldi ciğerlerimi yemin ederim… Erik’e baktı sonra ya o bakışı çok iyi tanıyorum.
Çocukken beni çocuklarıyla oynatmayan annelerin bakışı işte bu! Önce bana bakarlardı bir pislikmişim gibi sonra dönüp çocuklarına “ben sana ne demiştim, bu kızla oynamayacaksın demedim mi? eve gittiğimizde etlerini cimcirecem” diyen bakışı.
Erik “içeriye girelim” dedi.. ama o kadar belli ki beni istemedikleri. “Ben gideyim en iyisi” dedim, üstümü düzelttim asansöre doğru ilerledim. Arkamdan bakmadılar, hoşçakal bile demediler, daha asansörün düğmesine basmadan kapıyı üstüme kapattılar hatta..
O yolda nasıl ağladım anlatamam, kendimi nasıl hissettiğimi bile yazamıyorum o kadar kötüydü.. Kibritçi kız yanımda bok yerdi o derece kötü hissediyordum kendimi… akşam mesaj attı “Bazı şeyleri ben düzeltmeye çalışırken sen daha yokuşa sokuyorsun yapma bize bunu” yazdı. Cevap vermedim, verseydim kıracaktım ondan çok kendimi. Sonra telefon etti, “Annem bazı şeyler için erken diye beynimi yiyor biraz sabretsen kadın 2 gün sonra gidecek zaten, birazcık ya biraz… sonrası zaten normal olur” Normalden kasıt ne bilmiyorum bile, ne olacak tahmin de edemiyorum tek bildiğim şey hayat her şeyi aynı anda vermiyor. Zaten kitap yüzünden aramız bozuktu şimdi bir de annesinin benden tiksinmesi. Ben yaklaşmaya çalıştıkça, çırpındıkça her şey daha beter oluyor.
Bir şeyler düzelirken mutlaka başka şeyleri bozuyor. Ve ben düzelenlere sevinmek yerine bozulanlara üzülecek kadar gerizekalıyım.
DİPNOT: Puccagunluk.com u şeyettim bloga yazmayacağım diye bir şey yok sadece onla uğraşıyorum. Küfür etmeyin bana “bloga yaz senin ananı avradını …” diye burada götüm çıkıyor, canım yanıyor bir de sizden küfür yiyorum ohoooooooo ayıp ama…
sponsorlu bağlantılar
İlgili yazılar
- Tek kollu Bluz
- arkadaş yönünden şanslıyım vesselam
- Bir çocukluk travması: Rabia’nın abisi!
- EDİTÖRDEN: ADIYAMAN'DA BİR ÇOCUĞUM VAR KAMPANYASINA DESTEK VEREN KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR*
- Bu Hafta Diktiklerim.
- Bu hikayenin de sonuna gelmiş bulunmaktayız.
- Ne sen söyledin derdini ne ben sevdiğime inandım
- Bir sevgilim olsa giderim balayına ah bir de bekarsam giderim alayına!
- yazıyorum da noluyo-46-mini hikaye
- PARMAK KALDIRDIM TANRILARA, SÖZ HAKKI TANINMADI…
- Kalbim Ege'de kaldı…
Kategori Etiketler: 2012 örnekleri tarifi ,2011 modelleri anlatımlı kolay örgüler danteller ,resimli kolay örgüler, resimli video ile anlatım kolay örgüler , örnekleri modelleri, daryalı günler dantelleri , pratik oya tarifleri resimleri ,kolay tarifleri,açıklamalı kolay ve pratik tarifleri ,
Error veren izdivaç ara,Error veren izdivaç video ,Resimli Error veren izdivaç tarifi, oktay usta Error veren izdivaç tarifi,,Error veren izdivaç,videolu Error veren izdivaç tarifi,Error veren izdivaç resimleri